(14 Haziran 1958,
Ankara - )
Eğitimci, şair ve yazar. İbrahim Kurşunlu imzasıyla da yazılar ve
öyküler yazdı. İlk ve orta öğrenimini Ankara’da tamamladı. Gazi Eğitim
Fakültesi Matematik Bölümü’nü bitirdi. Bir süre İş ve İşçi Bulma Kurumu’nda
memurluk yaptı (1977-1980). Çeşitli lise ve dershanelerde öğretmenlik yaptı.
Halen, özel bir eğitim kurumunda danışmanlık görevini sürdürmektedir.
1998 yılından itibaren, arkadaşlarıyla beraber aylık Ayane dergisini
çıkardı (36 sayı). 1992–2000 yılları arasında İktibas dergisinin Sanat-Edebiyat
sayfalarını hazırladı. Ayrıca, İbrahim Kurşunlu imzasıyla çeşitli dergi ve
gazetelerde yazılar ve öyküler yazdı. Mehmet Akif Ersoy, Sezai Karakoç, Yahya
Kemal, Atasoy Müftüoğlu, Mustafa Özçelik ve Cahit Zarifoğlu üzerine
inceleme-araştırma yazıları yazdı. Tüm matematik konularını dörtlükler halinde
şiir olarak yazdı. Ayrıca matematik felsefesi ve matematik-şiir bağlamında
makaleler yazmaktadır.
1999–2001 yıllarında Türkiye Yazarlar Birliği Genel Sekreter
Yardımcılığı görevini yürüttü. Türkiye Yazarlar Birliği Ankara Şube Başkanlığı
görevini yürütüyor. Türkiye Yazarlar Birliği üyesidir.
İlk şiiri, 1983 yılında Aylık Dergi’de yayımlandı. Şiirleri ve şiir
üzerine yazıları; Albatros, Ardıç, Aşkın
E-Hali, Ay Vakti, Ayane, Aylık Dergi, Ayna, Dergâh, Düş Çınarı, Edebi Pankart,
Edebiyat Ortamı, Edebiyat Yaprağı, Edep, Hece, İkindi Yazıları, İktibas, İstanbul
Bir Nokta, Kardelen, Kardeş Kalemler, Kırağı, Tasfiye, Türk Dili, Umran, Ünlem,
Yedi İklim, Yolcu, Yönelişler vb. gibi dergilerde yayımlandı /
yayımlanıyor.
Yapıtları:
Şiir
Kitapları:
& Kayıtsız Sevdalar (1990, 2.baskı: 1995, Ünlem
Yayınları)
& Eylülde Su (1998, Beyan Yayınları, İst., 80 s.)
& Hurûfât (2012, Hece Yayınları, Ank., 72 s.)
Romanları:
& Kur’ân’la Konuşan Şair (2011, Pınar
Yayınları, İst., 88 s.)
Derleme:
& Vahap Akbaş Kitabı (2015)
Kaynaklar:
A Mehmet Çetin,
Tanzimattan Günümüze Türk Şiiri
Antolojisi, Cilt 4, Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş 3. baskı: 2002, Akçağ
Yayınları, Ank., s. 56-60
Şiirlerinden
Seçmeler:
CAN
KÂSESİ
Can kâsesinde geçen bir ömürdür hayat
Durdurulamayan zamanda kıt seyahat.
Billur bir gölge süzülür içime doğru
Evrende görülen her şey senden bir soru.
Kokunu saklarım bu dünya sandığına
Ahirette karışır cennet nurlarına.
Her yüreğin talanını hedef alır aşk
Kendisine meyledeni yakar yıkar aşk.
Aşk yağmasını ölçemez dünya birimi
Ancak saf bir ruh temizler nefsin kirini.
Aşkın gerçek yüzü yansırsa yüreğine
Avuç içim muhtaçtır ateşten mührüne.
Ürperti sarar her yanımı sensizlikte
Kalbimin sızısı duyulur gidişinde.
Şarkılar bilirim sensizliği anlatır
Şehrin meydanlarında söylenmeye.
Kar kokusu yüce dağlardan gelir ilkin
Yedeğinde kokuna sarılı hayalin.
Sözlere sığmaz berraklığına şahidim
Ruhunun sırçasından kazınır gözlerim.
Çiçeklerin sessiz mutluluğu sarar beni
Görünce gökyüzüne çizili hayalini.
RASYONEL
SAYILAR
Basit
Kesrin Aşkı
Sensiz basit kesirim ben senle bileşik
kesre dönüşürüm
Tam sayı olarak yanımda olmazsan ayazlarda
üşürüm
Sadeleşme işlemi uygula payıma paydama
ruhuma
İşte o an rasyonel sayılara karışmayı
düşünürüm.
Bileşik
Kesrin Kaygısı
Tam sayıyken de bileşik kesirim ben, sana
yok ihtiyacım
Seninle açığa çıkar ruhumda sakladığım
bütün acım
Birleşirsek öğrenci bedduaları yayılır her
tarafa
Payıma düşen paydamdan çok diye takılır
başıma tacım.
Tam
Sayılı Kesrin Havası
Bütün ile parçanın eşsiz birlikteliği
görünür bende
Dilerseniz bileşik kesire dönüşürüm iki
işlemde
Tam kısmımın paydamla çarpımını
toplayıverin payımla
Paydam aynı kalır öğrenci neşesi belirirken
yüzlerde.
Türk
Dili Dergisi
YÜREĞİYLE
GÜLEN ADAM
-Vahap Akbaş ağabeyime-
Can kafesinde geçen bir ömürdūr hayat
Durdurulamayan zamanda kıt seyahat.
Aşığın son sözü şahitliğe dairdir
Sahip olduğu tek şey yârin sevgisidir.
Gözler girizgâhıdır duygu yağmasının
Makas işlevine talip ömür rayının.
Ölümün kül rengi sarınca odaları
İnsan kul hâliyle adımlar sokakları.
Yaradan şahdamardan bile yakın
Ölüm en güzel kınıdır hayatın.
Işıklar göz kırparken camdan yüreğine
Aşinayım hüznü yansıtan sohbetine.
Kalbindeki kıvrımlarda saklı bir gülüş
Dostluk kıvamında varlığın şimdi bir düş.
Fırtına siyahında ararım sesini
Tutuşan dünya aydınlatır tasvirini.
Hasretin kudreti ölçülür mü dünyada
İç hayatın erişilemez dalgasında.
Dil haritanda kaybolan düşlerim vardı
Ruhumun büyülü köşesi ıssız kaldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder